Dua
Dua istemektir, dilemektir, dertleşmektir.... Hem de sonsuzların bile sahibi olanla..
Sınırı olmadan..
Aklınıza ne gelırse..
Sadece işiniz düştüğünde dünya üzerinde çaldığınız kapılar bazen açılmaz... sitemkar cümleler savrulur kainata... Alınırız... Küseriz..
Ama öyle bir kapı var ki ..
Bazen bilinçli bazen bilinçsiz ,daraldığımız her an,teklifsizce çaldığımız..
Nerede olduğumuzun önemi yokken.. ağlarken.. Otururken..uzanırken.. yürürken.. her an aklımızın ucundan bile geçeni duyan bilen...
İstemediğimiz zaman bile öylesine yetişen...
Öylesine merhametli, öylesine adaletli, öylesine pamuk gibi..
Düşünüyorum..
Anneliği... merhametini.. sonsuz fedakarlıgını..
Kırıyorum bazen annemı.. arsızca..haksızca.. özür bile dilemiyorum çoğu kez.. Gülümsüyorum,sarılıyorum..resetleniyor her şey..
"Anne yetiş!" diyorum. Yanımda buluyorum. bunun güveni anlatılamaz.. cümleler yetersiz kalır..
İşte bu merhameti kat ve kat aşan merhamet sahibi bir Yaratan dan istemek O'na da "yetiş!" demek varken neden denilmesin değil mi?
Neden güvenmeyelim.. neden biraz da ferah olamayalım..
Her an duaya ihtiyacımız varken..
Başkalarının da duasına ihtiyacımız varken..
Tanımadığımız birilerinin bile bizlere dua edebilmesi mümkünken bunu neden yapmayalım..
Kardeşim Hilal le dua kardeşi olmuşken.. bu sayıların artmasını diledik..
Dualaşalım.. Dua'ya ihtiyacı olan kardeşlerimizi de analım..
Dua edemezken bizi de ananlar olsun istedik..Duanın önemini unutmayalım istedik..
İnsanın ne kadar aciz olduğunu bu yıl daha fazla gördüm..
Bir toplu iğne başı kadar olan kenelerın koca vücutları yere serişini..
Bazen paranın ulaşamadığı dertleri...
Bir nefesin değerini...
Sınırı olmadan..
Aklınıza ne gelırse..
Sadece işiniz düştüğünde dünya üzerinde çaldığınız kapılar bazen açılmaz... sitemkar cümleler savrulur kainata... Alınırız... Küseriz..
Ama öyle bir kapı var ki ..
Bazen bilinçli bazen bilinçsiz ,daraldığımız her an,teklifsizce çaldığımız..
Nerede olduğumuzun önemi yokken.. ağlarken.. Otururken..uzanırken.. yürürken.. her an aklımızın ucundan bile geçeni duyan bilen...
İstemediğimiz zaman bile öylesine yetişen...
Öylesine merhametli, öylesine adaletli, öylesine pamuk gibi..
Düşünüyorum..
Anneliği... merhametini.. sonsuz fedakarlıgını..
Kırıyorum bazen annemı.. arsızca..haksızca.. özür bile dilemiyorum çoğu kez.. Gülümsüyorum,sarılıyorum..resetleniyor her şey..
"Anne yetiş!" diyorum. Yanımda buluyorum. bunun güveni anlatılamaz.. cümleler yetersiz kalır..
İşte bu merhameti kat ve kat aşan merhamet sahibi bir Yaratan dan istemek O'na da "yetiş!" demek varken neden denilmesin değil mi?
Neden güvenmeyelim.. neden biraz da ferah olamayalım..
Her an duaya ihtiyacımız varken..
Başkalarının da duasına ihtiyacımız varken..
Tanımadığımız birilerinin bile bizlere dua edebilmesi mümkünken bunu neden yapmayalım..
Kardeşim Hilal le dua kardeşi olmuşken.. bu sayıların artmasını diledik..
Dualaşalım.. Dua'ya ihtiyacı olan kardeşlerimizi de analım..
Dua edemezken bizi de ananlar olsun istedik..Duanın önemini unutmayalım istedik..
İnsanın ne kadar aciz olduğunu bu yıl daha fazla gördüm..
Bir toplu iğne başı kadar olan kenelerın koca vücutları yere serişini..
Bazen paranın ulaşamadığı dertleri...
Bir nefesin değerini...
Sümeyye
Benim İçin Dua Et
Bir arkadaşımla birbirimizden dua istedik ve birbirimiz için dua etmeye başladık.
Kısa zamanda, Allah bize birer yol açtı. Birinin bizim için dua ediyor olduğunu bilmenin verdiği ferahlıkla, hayatımızda yeni kapılar açılmaya başladı önümüzde. Yeni kararlar aldık. Hayatımızda yolunda gitmeyen şeyleri düzeltebilmek için ufak, sihirli bir dokunuş oldu dualarımız. Arkamızda biri daha vardı artık. Güçlendik.
Kendimiz için çok dua ediyoruz. Çocuklarımız için, sevdiklerimiz için... İnsanın duaları bazen sıradanlaşır, aynı hale gelir. Eğer yeni dualar etmek için bir kitaba bakmazsak veya birilerinden yeni dualar öğrenmezsek hep aynı duaları tekrarlarken buluruz kendimizi: "Allah'ım bize sağlık ver, işlerimizi kolaylaştır, yardım et, kazadan beladan koru..."
Oysa ne muhteşem dualar var edilmeyi bekleyen.
Ne güzel sözcükler var dilimize daha almadığımız.
İşte biz o sözcükleri ararken, uzaktaki birileri, hiç tanımadığı bizler için dua etse ne olur? Biz ona derdimizi tam açmamış bile olsak "Allah'ım, onun kalbindeki isteğini kendisi için hayırlısıyla gerçekleştir." dese?
Söylenmeyi bekleyen güzel duaları biz bulana kadar, uzaktaki birileri bizim için kendi bulduğu güzel sözcüklerle kendi duasına bizi de katsa, dünya açılıp ferahlamaz mı önümüzde?
Uzakta bir yerde de olsa, çok tanımasak da arkadaşlarımız olduğunu, bizim için dua eden birilerinin olduğunu bilerek yaşasak?
Sonra desek ki kendimize ve Allah'a: "Ben kendim için çok dua ettim, şimdilik benimkiler kabul edilmedi ama belki o arkadaşın duası kabul edilir, belki o benden daha iyi istemeyi becerir"
Dua birbirimize gönderdiğimiz görünmez bir hediye. Şimdi şu an durduğunuz yerde sağlığınız, güvenliğiniz, mutluluğunuz yerindeyse belki de birilerinin duası sayesindedir? Belki birileri bir yerlerde sizi güzellikle anıyordur?
Bu hediyeyi bol bol gönderelim birbirimize. Kimin neye ne kadar ihtiyacı var hiç bilemeyiz, onun için onlara bol bol dua gönderelim. Allah'ın en çabuk kabul ettiği dualardan biri de, insanın bir başkası hakkında ettiği dualarmış. Bir başkasının bizim hakkımızda dua etmesini sağlayabilirsek, belki hayat daha da güzel olur. Bir başkası için dua edebilirsek belki hayat daha da güzel olur. Kendinize nasıl bir dua edilmesini istediğinizi veya kendinizin nasıl dualar ettiğinizi yorum kısmına adsız olarak bırakırsanız, bu yazıyı okuyanlar sizin için de dua edebilir veya sizin duanızdan kopya çekebilirler. Belki sayıca az ama kalpten edilmiş dualar gelip sizi bulur ve hayatınızda yeni başlangıçlara ve umuda sebep olabilir değil mi?
Bunun en güzel yanlarından biri de sürekli merak etmek: "Acaba kimin duasıyla bu nimete kavuştum?"
Konuyla ilgili iki hadis:
"Bir Müslümanın, yanında bulunmayan din kardeşine yapacağı dua kabul olunur. Bir kimse din kardeşine hayır dua ettikçe, yanında bulunan görevli bir melek ona, ‘duan kabul olsun, aynı şeyler sana da verilsin’ diye dua eder.” (Müslim, Zikir 87, 88; İbni Mâce, Menâ--- 5)
"İcabete mazhar olmada, kişinin bir başkası gıyabında yaptığı duadan daha hızlı olanı yoktur."
Hilal